ღ°•.♥.•°ღ umman...'s profileZaman akıp giden nehirdi...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
May 26 OKUMADAN GEÇMEYİN..LÂ İLAHE İLLALLAH ve RABBİM ALLAH DERKEN: EY ALLAH ‘ IM!
• Hazreti Muhammed (S.A.V.) Allah‘ın gönderdiği bir peygamberdir. (Â’Lİ İMRAN 144) DİYOR MUYUZ? Oğuz Bakar May 06 BAŞ ÖRTÜMKUR'ANI KERİMDE BAŞÖRTÜSÜ YOKTUR DİYENLERE VE BAŞÖRTÜSÜ GELENEKTİR DİYEN GERİLERE İTHAF OLUNUR !
Kur'anda Örtü Kelimesinin Geçtiği Ayetler Mü'min kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve December 24 40 Hadis güldestesiBİR GÖNÜLDE YOKSA KAMİL MÜRŞİD NAZARI
ORASI GÖNÜL DEĞİL ŞEYTAN PAZARI
![]() Âfetü’l ilmi en-nisyânü.=> İlmin âfeti unutkanlıktır.
Et-tebessümü sadakatün.=> Tebessüm etmek sadakadır.
Et-tuhûru şatru’l îman.=> Temizlik imanın yarısıdır.
A’kilhâ ve tevekkel.=> (Deveyi) Bağla ve tevekkül et.
Sûmû tesıhhû.=> Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz. Es-salâtü imâdü’d-dîni=> Namaz dinin direğidir. Talebü'l helâli cihâdün.=> Helal peşinde koşmak cihattır. Ed-dêllü alel-hayri kefâilihi.=> Hayra vesile olan yapan gibidir. El-kelimetü't-tayyibetü sadakatün.=> Güzel söz sadakadır. El-cennetü tahte zılâli's-süyûf.=> Cennet kılıçların gölgesi altındadır. El-mecâlisü bi'l-emaneti.=> Meclislerdeki sözler emanettir. El-cennetü dâr-ül eshıya.=> Cennet cömertler yurdudur. Es-savmü nısfu’s sabr.=> Oruç sabrın yarısıdır. Es-sabru nısfu’l iman.=> Sabır imanın yarısıdır. Es-sabru ınde sadmeti’l ûlâ.=> Sabır, musibetin ilk anındakidir. Es-sabrü miftahü’l-fereci.=> Sabır felahın anahtarıdır. Efdalü ibadeti edvemühâ.=> İbadetin efdali devamlı olandır. El-Kur'ânü hüve'd-devâ.=> Kur'an, sırf devâdır. Men samete necâ.=> Dilini tutan kurtuldu. Re'sü'l-hikmeti mehâfetullah.=> Hikmetin başı, Allah korkusudur. El-ıdetü atıyyetün.=> Vaad edilen verilmelidir. Ed-duâü silahu'l mü'min.=> Dua mü'minin silahıdır. İsmah yüsmah leke.=> Müsamaha et ki sen de göresin. Es-salâtü nûr'ul-mü'min.=> Namaz mü'minin nûrudur. En-nedemü tevbetün.=> Pişmanlık tövbedir. El-mescidü beyt-ü külli takıyyin.=> Mescid, takva sahiplerinin evidir. Ed-dînü en-nasîhatü.=> Din nasihattir. Ed-duâü hüve'l ibadetü.=> Dua ibadettir. El-cümuatü haccü'l-mesakîn.=> Cuma fakirlerin haccıdır. Hüsnü's-suâli nısfu'l-ilm.=> Güzel soru, ilmin yarısıdır. Es-selâmü kable'l kelâm.=> Önce selam sonra kelam. İzâ gadıbte fe'sküt.=> Öfkelendiğinde sus. Kesretü'd-dahiki tümîtü'l kalb.=> Çok gülmek kalbi öldürür. Es-savmü cünnetün.=> Oruç kalkandır. Es-subhatü temneu'r-rızk.=> Sabah uykusu, rızka engeldir. El-hamrü ümmü'l-habâis.=> İçki kötülüklerin anasıdır. Zina'l-uyûni en-nazaru.=> Gözlerin zinası bakmaktır. El kanâatü mâlün lâ yenfedü.=> Kanaat bitmez bir sermayedir. El-hayâü mine'l îmani. => Hayâ, imandandır. El-mer'ü alâ dîni halîlihî.=> Kişi, arkadaşının dini üzeredir. December 16 ---Yagmur---Yağmur Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat En müstesna doğuşa hamiledir kainat Yıllardır boz bulanık suları yudumladım Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım Hasretin alev alev içime bir an düştü Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla Evlerin arasına dikilir yesil bayrak Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına Yayılır o en büyük mustu, pazartesinden Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydim Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri Paramparça, ateşler sahinin hayalleri Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım O mücella çehreni izleseydim ebedi Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü Katil sinekler deldi hicabın perdesini İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü Dolaşan ben olsaydım Save'nin damarında Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin Ebedi aşka giden esrarlı yollarında Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü On asırlık ocağın savururdum külünü Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü Badiye yaylasında koklasaydım izini Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgar Seninle yıkasaydım acılar dehlizini Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım Haritanın en beyaz noktasına kan düştü Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi Hakların temeline sanki bir volkan düştü Firakınla kavrulur çölde kum taneleri Ahuların içinde sevdan akkor gibidir Erdemin, bereketin doldurur haneleri Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir Şemsiyesi altında yürürsün bulutların Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların Devlerin esrarını aynalara sorsaydım Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü Güvenilen dağlara kar yağdi birer birer Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından Madeni arzuların ardında seyre daldım Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini Senin için görülen bir düş de ben olsaydim Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır Sesini duymayanlar girdabında boğulur Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin Saatlerin ardında hep kendimi aradim Bir melal zincirine takıldı parmaklarım Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin Mekanın fırçasında solmayan resim senin Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü İniltiler geliyor doğudan ve batıdan Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın Nazarın ok misali karanlıkları deler Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü Nefsinle yeniden çizilecek desenler Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler Anneler çocuklara hep seni içirecek Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım Dokunduğun küçük bir nakiş da ben olsaydım Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım Senin için görülen bir düş de ben olsaydım Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım Nurullah Genç December 14 <<En Güzel Dualar>> SEYYİDUL İSTİĞFAR DUASI
Allahım! Sen Rabbımsın. Senden başka ilah yoktur. Sen beni yarattın. Ben senin kulunum. Sana verdiğim söz üzereyim. Gücüm yettiğince emrindeyim. Yaptığım kötü şeylerden sana sığınırım. Bana verdiğin nimetini anarım. Günahımı itiraf edip sana sığınırım. Şunu bilirim! Senden başka günahları bağışlayan yoktur. PEYGAMBERİMİZ'İN KIZI HZ. FATIMA'YA FAKİRLİĞE KARŞI ÖĞRETTİĞİ DUA Ey 7 kat göğün ve büyük arşın sahibi olan Allahım! Bizim Rabbimiz! Her şeyin Rabbı olan Yüce Allah! Ey Tevrat'ı, İncil'i ve Kur'an-ı Kerim'i indiren, taneyi ve çekirdeği yarıp çıkaran Yüce Rabbım! Alnından tutup hesaba çekeceğin her şeyin şerrinden sana sığınırım Ya Rabbi! Sen öyle Evvelsin ki, senden evvel hiç kimse yoktur. Sen öyle Ahirsin ki, senden sonra hiçbir şey yoktur. Sen öylesine açıkta ve görünürsün ki, senin üzerine hiçbir şey yoktur. Sen öylesine sır ve gizlisin ki, senin önünde hiçbir şey yoktur. Ya Rabbi! Benim borcumu ödememi ve fakirliğimi gidermemi nasip eyle! KUR'AN-I KERİM'DEKİ ŞİFA AYETLERİ Mü'minler zümresinin göğüslerini ferahlandırsın. (Tevbe-14) Gönüllerde olan dertlere bir şifa, Mü'minler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir. (Yunus-57) Onların (arıların) karınlarından renkleri çeşitli şerbet çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. İşte bunda da tefekkür edecek bir zümre için elbette ayetler vardır. (Nahl-69) Biz Kur'an'dan Mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. (İsra-82) Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur. (Şura-30) Onlara söyle: o Kur'an iman edenler için hidayet ve şifadır. (Fussilet-44) BİR DİLEĞİ OLANIN OKUYACAĞI DUA (Namazdan Sonra Okunur) Kullarını bağışlayan ve onlara cömert olan Allah'tan başka yaratıcı yoktur. Büyük arşın sahibi olan Allah, bütün eksikliklerden uzaktır. Hamd, alemlerin Rabbı olan Allah'adır. Ya Rabbi; senin rahmetini, mağfiretinin büyüklüğünü dilerim. Bütün günahlardan ve kötülüklerden beni koru. Bütün iyiliklere de beni yönelt. Bağışlanmamış günahımı bırakma ya Rabbi! Sıkıntılarımı gider, rızana uygun olan bütün isteklerimi kabul et. Ey merhamet sahibi olan Rabbım…! YATAĞA UZANIRKEN Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) yatağına girdiği zaman elini (sağ elini) yanağının altına kordu. Sonra şöyle buyururdu: "Allahumme kıni azabeke yevme teb'asu ibadeke" "Allahım! Kullarını dirilteceği gün beni azabından koru" (İbni Mace, hd: 3877) SIKINTI SIRASINDA OKUNACAK DUA Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) sıkıntı ve meşakkat olduğunda şu zikri yapardı: "Halim, Kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Ben azametli Arş'ın Rabbı olan Allah'ı tesbih(noksanlıklardan tenzih) ederim. Ben yedi göğü Rabbı ve güzel Arş'ın Rabbı olan Allah'ı tesbih ederim." (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai, İbni Mace, hd: 3883) EBUL VEFA HZ.'NİN DUASI Ya Allah! Dünya ve ahirette karşılaşacağım her bir korku için 'lailaheillallah' ı, Her keder ve üzüntü için 'maşa'allah'ı, Her bir nimet için 'elhamdulillah'ı, Hayret verici her şey için 'subhanallah'ı, Her bir günah için 'estağfirullah'ı, Her darlık için 'hasbiyallah'ı, Her musibet için 'inna lillahi ve inna ileyhi raciun'u, Her bir kaza ve kader için 'tevekkeltu alellah'ı Her bir itaat ve isyan hareketi için 'la havle vela guvvete illa billahil aliyyul aziim'i, hazırladım. Ey Rabbım! Bize arttır da eksiltme, bizi şereflendir de hor ve hakir kılma, bize ver de mahrum bırakma, bizi seç de üzerimize ihtiyar etme. Bizden razı oluver bizden kabul eyle. Ey Kerem sahibi! Ey esirgeyenlerin en merhametlisi! Duamı kabul eyle. Hamd alemlerin Rabbın'a mahsustur. YOLCULUKTAN DÖNÜŞTE OKUNACAK DUA Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Tekdir, hiçbir ortağı yoktur. Mülk O'na aittir. Hamd O'na mahsustur. O her şeye kadirdir. Dönüyoruz, tevbe ediyoruz, ibadetimizde daimiz, Rabbimize hamdediyoruz. Allah Teala vadini yerine getirmiş, kuluna yardım etmiş ve tek başına (aleyhimize toplanmış olan) grupları dağıtmıştır. UYUMADAN ÖNCE OKUNACAK DUA Allahım; yüzümü sana çevirdim. Bütün işlerimi sana havale ettim. Bütün varlığımı sana bağladım. Korkularım ve arzularım başkasına değil, ancak Sanadır ve Sendedir. Sığınışım ve yalvarışım Sanadır. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin peygambere inandım. PEYGAMBERİMİZİN (sallallahu aleyhi ve sellem) HZ. AİŞE'YE ÖĞRETTİĞİ DUA Allahım! Sen affedicisin, affı da seversin, beni affet! SIKINTILARA KARŞI OKUNACAK DUA Esirgeyen ve bağışlayan. Ey esirgeyen, bağışlayan, koruyan ve seven Allah'ım. Bütün mahlûkatın kalplerini bana doğru çevir. Ey Cebrail, bütün ruhani , ulvi ve sufli tabakasının Rahman ve Rahim olan Allah'ın hakkı için onlara ,işittir ve itaat ettir. Rauf ve Atuf hakkı hürmetine, Melik hakkı hürmetine, arşı ala hakkı hürmetine duamızı kabul et ve bütün yaratılmışların kalplerini bana çevir. ÖLÜM ANINDA SIKINTIDAN KURTULMAK İÇİN OKUNACAK DUA Ya Allah, ateşin fitnesinden ve azabından sana sığınıyorum. Kabrin fitnesinden ve azabından sana sığınıyorum. Zenginliğin fitnesinden ve azabından sana sığınıyorum. Mesih Deccal'ın fitnesinden ve azabından sana sığınıyorum. CENNET KAPISINI AÇAN DUA Ya Allah, sen benim Rabbimsin. Senden gayrı hiçbir ilah yoktur. Ben senin kulunum, gücüm yettikçe senin ahdin ve vaadin üzerindeyim. İşlediğim şeylerin şerrinden sana sığınıyorum. Bana olan nimetlerini de, günahlarımı da itiraf ediyorum. Artık beni yarlığayıver. Şu bir gerçektir ki: günahları senden başka yarlığayacak yoktur. Bu duanın faydası: Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu duayla ilgili şu müjdeyi vermiştir: "Bir kimse bu istiğfarı gece okur sabah olmadan önce vefat ederse veya sabah okuyup akşamdan önce ölecek olursa ona cennet vacip olur." İMAM-I AZAM'IN DUASI O yüceler yücesine isyan ettim. Günahlar içine düştüm. Biliyorum yapmamam gerekirdi. O gerçek bir sahiptir. O terbiye edendir. O çok merhametli olandır. O bağışlayandır. Allah her şeye gücü yetendir ve kul muhtaç oldukça çokça verendir. Ey Mennan olan Rabbim! İstemeden de veren sensin, kul sıkışmasa da veren sensin. Ey beni yaratan! Bak senin için gözlerim yaşarıyor. Senin için ağlıyorum. Sen de tevbemi kabul et. Hatalarımı bağışla. Ya Rabbi… isyanımla, nefsime mağlup oldum. Bilemiyorum ki bunun sonunda kurtulacak mıyım? Yoksa helak mı olacağım? Evet evet günahlarım günden güne artıyor. Diğer yandan ömrüm günden güne azalıyor… farkındayım. Sana yöneldim. Allah'ım! İşte şimdi ölüm yatağında insanların önünde uzanmışım. Bu zayıf kuluna merhamet et, Ey Merhamet edicilerin Sahibi! ÖZLÜ BİR DUA Ya Rabbi! Eğer imanıma bir şüphe girmiş ben de ondan tövbe etmemişsem ihlasla derim ki : Allah'tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer bilmeden Müslümanlığıma küfür karıştırmışsam, derim ki: Allah birdir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer Allah'ı birlememe şirk girmişse, ben de bunun farkında değilsem ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer bilmeden seni tanımamda yanlışım varsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer bilmeden amelime riya ve kendimi beğenme duyguları karışmışsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer farkında olmadan kalbime küçük ve büyük günahların fitnesi girmişse derim ki: Allah bir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! İmanımı gönülden tazeleyerek, ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ey diri olan! Ey ebedi var olan! Ey izzet ve ikram sahibi olan! Ey gücün, şerefin ve büyüklüğün sahibi olan Allah'ım! Halimi düzelt, işlerimi güzelleştir, beni bela ve fakirliğin acılarından koru, düşmanların şerrinden, şeytanın aldatmasından, nefsin arzularından, saptıranların saptırmasından beni koru ey Rabbim! Ya Rabbi! Beni çok ibadet eden salihlerden ve şükreden zenginlerden eyle… dini ve dünyevi bütün işlerimi düzene koy. Hayırlı nimetlerimi sonuna erdir. Ya Rabbi! Ömrümün son zamanlarında, ölüm anında kalbimi ve dilimi imanla doldur. Bana son anda; şehadet ederim ki, Allah birdir ve yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O'nun elçisidir demeyi nasip et...... December 08 MEVLANA diyor ki:![]() Gel, gel, ne olursan ol yine gel, Ben yaşadıkça Kur'an'ın bendesiyim
Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap... Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini Bir katre olma, kendini deniz haline getir Beri gel, beri ! Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ? Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol...
Gel, gel, ne olursan ol yine gel, Ben yaşadıkça Kur'an'ın bendesiyim
Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap...
Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini Bir katre olma, kendini deniz haline getir Beri gel, beri !
Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ? Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol... |
|
|