ღ°•.♥.•°ღ umman...'s profileZaman akıp giden nehirdi...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    May 26

    OKUMADAN GEÇMEYİN..

    LÂ İLAHE İLLALLAH ve RABBİM ALLAH DERKEN:

    EY ALLAH ‘ IM!
    • Bütün yaratılmışların sahibi, terbiyecisi ve yöneticisi sensin. (Rab Kelimesinin Anlamı) (FÂTİHA 1)
    • Kâinattaki her şey senin mülkündür. Mülkün hakiki sahibi sensin. Mülkünde dilediğin şekilde tasarruf edersin. (BAKARA 107 ve 255, Â’Lİ İMRAN 26)
    • Hayatımın her ânında, başkalarına değil, yalnız sana kulluk yaparım. (FÂTİHA 4, YÂSİN 60)
    • Dualara yalnız sen cevap verdiğin için, darda kalınca yalnız seni yardıma çağırırım. (BAKARA 186 , NEML 62)
    • Yaratan sen olduğun için, emretme yetkisi de, hâkimiyet de yalnız sana aittir. (A’RÂF 54, YUSUF 40)
    • Senin doğru dediğin doğru, güzel dediğin güzel, iyi dediğin iyidir. (EN‘ÂM 114, FURKAN 1)
    • Doğru yol, senin Kur‘an–ı Kerim‘de gösterdiğin yoldur. (Â’Lİ İMRAN 73)
    • Geçmiş zamanları, günümüzü, geleceği, gizlileri bilen yalnız sensin. (HİCR 24 – EN ‘ ÂM 59 ve 73)
    • Hakiki adalet ve huzur ancak senin emir ve yasaklarınla gerçekleşir. (NİSÂ 40 , MÜ ‘ MİN 20 , TİN 8)
    • Hiçbir kanunu, geleneği, ilkeyi, töreyi senin emirlerinin önüne geçirmem. (AHZÂB 36)
    • Nasıl yaşayacağımı belirleme yetkisi ve hakkı yalnızca senindir. (Â’Lİ İMRAN 85, EN ‘ ÂM 153, CÂSİYE 18)
    • Hiçbir şeyi seni sever gibi sevemem. (BAKARA 165)
    • Dirilten ve öldüren sensin. (A’RÂF 158)
    • Her şeyde senin rızanı ön planda tutarım. (EN ‘ÂM 162)
    • Hiçbir zarar ve fayda senin takdirin olmadan gerçekleşmez. (EN‘ÂM 17)
    • Yediren ve içiren, rızık veren sensin. (ŞUARÂ 79)
    • Hastalandığımda şifa veren sensin. (ŞUARÂ 80)
    • Kıyamet günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum sensin. (ŞUARÂ 82)
    • Senin söz söylediğin bir konuda ben kesinlikle karşı bir söz söylemem. (HUCURÂT 1)
    • Sana ve Resulüne karşı gelenleri asla sevemem
    . (MÜCÂDELE 22)
    • Benim dostum yalnızca Sen, Resulün ve senin emirlerine boyun eğerek namazlarını dosdoğru kılıp zekatlarını veren mü’minlerdir. (MÂİDE 55)
    • Hesap Günü‘nün Sahibi sensin. (FÂTİHA 3)
    • Azabından korkulması gereken yalnızca sensin. (ZÜMER 13)
    • Tevekkül edilecek, boyun eğilecek makam yalnız sensin. (YUSUF 67 , EN‘ÂM 71)
    • İnsanları yalnızca sana davet ederim. (YUSUF 108)
    • Sen her türlü noksan sıfatlardan uzaksın; senin bütün sıfatların mükemmeldir. (HAŞR 23)
    • Kalplerde olanı hakkıyla bilen sensin. (LOKMAN 23)
    • Bir şeyde anlaşmazlığa düşersem, onu sana, yani Kur‘an–ı Kerim‘e arz ederim. (NİSÂ 59)


    MUHAMMEDUN RESULULLAH DERKEN...

    • Hazreti Muhammed (S.A.V.) Allah‘ın gönderdiği bir peygamberdir. (Â’Lİ İMRAN 144)
    • Ancak Hazreti Muhammed‘in izinde olurum. (NİSÂ 64, EN‘ÂM 153, FURKAN 27)
    • Yolunu Resulullah‘a uydurmayanlardan uzak durup, onları sevemem. (LOKMAN 15, NİSÂ 115)
    • Hayatımın her ânında, taklid edeceğim en güzel örnek Hazreti Muhammed‘dir. Onun örnekliği, namazda, oruçta olduğu gibi; ailede, siyasette, iktisatta, hukukta, eğitimde dahi geçerlidir. (AHZÂB 21)
    • Resulullah‘ın söz söylediği bir konuda ben karşı bir fikir beyan edemem. (HUCURÂT 1 ve 2)
    • Aramızda çekiştiğimiz şeylerde Resulullah‘ın sünnetini hakem yaparım. Onun verdiği hükme, kalbimde hiç sıkıntı duymadan tam bir teslimiyet gösteririm. (NİSÂ 65)

    DİYOR MUYUZ?

    Oğuz Bakar

    May 06

    BAŞ ÖRTÜM

    KUR'ANI KERİMDE BAŞÖRTÜSÜ YOKTUR DİYENLERE VE BAŞÖRTÜSÜ GELENEKTİR DİYEN GERİLERE İTHAF OLUNUR !

    Kur'anda Örtü Kelimesinin Geçtiği Ayetler

    Mü'min kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve
    ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden
    görüneni hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde)
    koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da
    oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da
    kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi
    kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına
    ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların
    henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler.
    Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte
    Allah'a tevbe edin ey mü'minler, umulur ki felah bulursunuz." (NUR
    SURESİ<31)


    Dediler ki: "Bizim kalplerimiz örtülüdür." Hayır; Allah, inkârlarından
    dolayı onları lanetlemiştir. Bundan dolayı pek azı iman eder. (BAKARA
    SURESİ

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, sizin
    örtüleriniz, siz de onlara örtüsünüz. Allah, gerçekten sizin, nefislerinize
    ihanet etmekte olduğunuzu bildi, tevbenizi kabul etti ve sizi bağışladı.
    Artık onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdıklarını dileyin. Fecir
    vakti, sizce beyaz iplik siyah iplikten ayırd edilinceye kadar yiyin, için,
    sonra geceye kadar orucu tamamlayın. Mescidlerde itikafta olduğunuz
    zamanlarda onlara (kadınlarınıza) yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın
    sınırlarıdır, (sakın) onlara yanaşmayın. İşte Allah, insanlara ayetlerini
    böylece açıklar; umulur ki sakınırlar. (BAKARA
    SURESİ< 187)

    Ey Kitap Ehli, neden hakkı batıl ile örtüyor ve bildiğiniz halde hakkı
    gizliyorsunuz? (AL-İ İMRAN
    SURESİ<71)

    Onların kendi sözlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerine karşı inkâra
    sapmaları, peygamberleri haksız yere öldürmeleri ve: "Kalplerimiz örtülüdür"
    demeleri nedeniyle (onları lanetledik.) Hayır; Allah, inkârları dolayısıyla
    ona (kalplerine) damga vurmuştur. Onların azı dışında, inanmazlar. (NİSA
    SURESİ < / 155)

    Onlardan seni dinleyenler vardır; oysa biz, onu kavrayıp anlamalarına (bir
    engel olarak) kalpleri üzerine kat kat örtüler ve kulaklarında bir ağırlık
    kıldık. Onlar, hangi 'apaçık-belgeyi' görseler, yine ona inanmazlar. Öyle
    ki, o inkâr etmekte olanlar, sana geldiklerinde, seninle tartışmaya girerek:
    "Bu, öncekilerin uydurma masallarından başka bir şey değildir" derler. (EN'AM
    SURESİ < / 25)

    Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: "Bu benim
    rabbimdir." Fakat (yıldız) kayboluverince: "Ben kaybolup-gidenleri sevmem"
    demişti. (EN'AM
    SURESİ< 76)

    Şeytan, kendilerinden 'örtülüp gizlenen çirkin yerlerini' açığa çıkarmak
    için onlara vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması,
    yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız
    içindir." (A'RAF
    SURESİ< 20)

    Onlar için cehennemden yataklar ve üstlerine örtüler vardır. Biz zulme
    sapanları işte böyle cezalandırırız. (A'RAF
    SURES41)

    O, sizi tek bir nefisten yarattı ve kendisiyle durulup-yatışması için ondan
    eşini var etti. Onu (eşini) örtüp-bürüyünce, o da bir yük yüklendi de
    bununla (bir süre) gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah'a
    dua ettiler: "Eğer bize salih (bir çocuk) verirsen, andolsun şükredenlerden
    olacağız." (A'RAF
    SURESİ 189)

    Onlara Nuh'un haberini oku. Hani kavmine demişti ki: "Ey kavmim, benim
    makamım ve Allah'ın ayetleriyle hatırlatmalarım eğer size ağır geliyorsa
    ben, şüphesiz Allah'a tevekkül etmişim. Artık siz ortaklarınızla toplanıp
    yapacağınız işi karara bağlayın da işiniz size örtülü kalmasın (veya tasa
    konusu olmasın), sonra hakkımdaki hükmünüzü -bana süre tanımaksızın- verin.
    (YUNUS SURESİ > / 71)

    Haberiniz olsun; gerçekten onlar, ondan gizlenmek için göğüslerini büker
    (Hak'tan kaçınıp yan çizer)ler. (Yine) Haberiniz olsun; onlar, örtülerine
    büründükleri zaman, O, gizli tuttuklarını da, açığa vurduklarını da bilir.
    Çünkü O, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. (HUD
    SURESİ< 5)

    Mü'min kadınlara da söyle: "Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve
    ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden
    görüneni hariç. Baş örtülerini, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde)
    koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da
    oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da
    kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi
    kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına
    ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların
    henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına göstermesinler.
    Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar. Hep birlikte
    Allah'a tevbe edin ey mü'minler, umulur ki felah bulursunuz." (NUR
    SURESİ31)

    Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları
    örtüverdik, artık görmezler. (YASİN
    SURESİ< 9)

    Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor,
    gündüzü de gecenin üstüne sarıp-örtüyor. Güneşe ve aya boyun eğdirdi. Her
    biri adı konulmuş bir ecele (süreye) kadar akıp gitmektedir. Haberin olsun;
    üstün ve güçlü olan, bağışlayan O'dur. (ZÜMER
    SURESİ< 5)

    Dediler ki: "Bizi kendisine çağırdığın şeye karşı kalblerimiz bir örtü
    içindedir, kulaklarımızda bir ağırlık, bizimle senin aranda bir perde
    vardır. Artık sen, (yapabileceğini) yap, biz de gerçekten yapıyoruz." (FUSSİLET
    SURESİ < / 5)

    İman edip salih amellerde bulunan ve Muhammed'e indirilen (Kur'an)a -ki o
    Rablerinden bir haktır- İman edenlerin (Allah), kötülüklerini
    örtüp-bağışlamış, durumlarını düzeltip-ıslah etmiştir. (MUHAMMED
    SURESİ< 2)

    (Bütün bunlar,) Mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, içinde ebedi kalıcılar
    olmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere sokması ve kötülüklerini
    örtüp-bağışlaması içindir. İşte bu, Allah katında 'büyük kurtuluş ve
    mutluluk'tur. (FETİH
    SURESİ<5)

    "Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü
    açıp-kaldırdık. Artık bugün görüş-gücün keskindir." (KAF
    SURESİ<22)

    Ayağın üstünden (örtünün) açılacağı ve onların secdeye çağrılacakları gün,
    artık güç yetiremezler. (KALEM
    SURESİ< 42)

    "Doğrusu ben, onları bağışlaman için her davet edişimde, onlar parmaklarını
    kulaklarına tıkadılar, örtülerini başlarına çektiler ve büyüklük tasladıkça
    büyüklük gösterip-direttiler.' (NUH
    SURESİ< 7)

    Ey örtüsüne bürünen, (MÜZZEMMİL
    SURESİ<1)

    Ey bürünüp örtünen, (MÜDDESSİR
    SURESİ<1)

    Yıldızlar 'örtülüp (ışıkları) silindiği' zaman, (MÜRSELAT
    SURESİ< 8)

    Geceyi bir örtü yaptık. (NEBE'
    SURESİ< 10)

    Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma
    uğramıştır. (ŞEMS
    SURESİ< 10)

    December 24

    40 Hadis güldestesi

    BİR GÖNÜLDE YOKSA KAMİL MÜRŞİD NAZARI
    ORASI GÖNÜL DEĞİL ŞEYTAN PAZARI
    Âfetü’l ilmi en-nisyânü.=> İlmin âfeti unutkanlıktır.

    Et-tebessümü sadakatün.=> Tebessüm etmek sadakadır.

    Et-tuhûru şatru’l îman.=> Temizlik imanın yarısıdır.
     
    A’kilhâ ve tevekkel.=> (Deveyi) Bağla ve tevekkül et.
    Sûmû tesıhhû.=> Oruç tutunuz, sıhhat bulunuz.

    Es-salâtü imâdü’d-dîni=> Namaz dinin direğidir.

    Talebü'l helâli cihâdün.=> Helal peşinde koşmak cihattır.

    Ed-dêllü alel-hayri kefâilihi.=> Hayra vesile olan yapan gibidir.

    El-kelimetü't-tayyibetü sadakatün.=> Güzel söz sadakadır.

    El-cennetü tahte zılâli's-süyûf.=> Cennet kılıçların gölgesi altındadır.

    El-mecâlisü bi'l-emaneti.=> Meclislerdeki sözler emanettir.

    El-cennetü dâr-ül eshıya.=> Cennet cömertler yurdudur.

    Es-savmü nısfu’s sabr.=> Oruç sabrın yarısıdır.

    Es-sabru nısfu’l iman.=> Sabır imanın yarısıdır.

    Es-sabru ınde sadmeti’l ûlâ.=> Sabır, musibetin ilk anındakidir.

    Es-sabrü miftahü’l-fereci.=> Sabır felahın anahtarıdır.

    Efdalü ibadeti edvemühâ.=> İbadetin efdali devamlı olandır.

    El-Kur'ânü hüve'd-devâ.=> Kur'an, sırf devâdır.

    Men samete necâ.=> Dilini tutan kurtuldu.

    Re'sü'l-hikmeti mehâfetullah.=> Hikmetin başı, Allah korkusudur.

    El-ıdetü atıyyetün.=> Vaad edilen verilmelidir.

    Ed-duâü silahu'l mü'min.=> Dua mü'minin silahıdır.

    İsmah yüsmah leke.=> Müsamaha et ki sen de göresin.

    Es-salâtü nûr'ul-mü'min.=> Namaz mü'minin nûrudur.

    En-nedemü tevbetün.=> Pişmanlık tövbedir.

    El-mescidü beyt-ü külli takıyyin.=> Mescid, takva sahiplerinin evidir.

    Ed-dînü en-nasîhatü.=> Din nasihattir.

    Ed-duâü hüve'l ibadetü.=> Dua ibadettir.

    El-cümuatü haccü'l-mesakîn.=> Cuma fakirlerin haccıdır.

    Hüsnü's-suâli nısfu'l-ilm.=> Güzel soru, ilmin yarısıdır.

    Es-selâmü kable'l kelâm.=> Önce selam sonra kelam.

    İzâ gadıbte fe'sküt.=> Öfkelendiğinde sus.

    Kesretü'd-dahiki tümîtü'l kalb.=> Çok gülmek kalbi öldürür.

    Es-savmü cünnetün.=> Oruç kalkandır.

    Es-subhatü temneu'r-rızk.=> Sabah uykusu, rızka engeldir.

    El-hamrü ümmü'l-habâis.=> İçki kötülüklerin anasıdır.

    Zina'l-uyûni en-nazaru.=> Gözlerin zinası bakmaktır.

    El kanâatü mâlün lâ yenfedü.=> Kanaat bitmez bir sermayedir.

    El-hayâü mine'l îmani. => Hayâ, imandandır.

    El-mer'ü alâ dîni halîlihî.=> Kişi, arkadaşının dini üzeredir.


    December 16

    ---Yagmur---

                                                  
                            
                                                               
                                                 
    Yağmur

    Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur
    Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından
    Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur
    Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından
    Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat
    En müstesna doğuşa hamiledir kainat

    Yıllardır boz bulanık suları yudumladım
    Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları
    Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım

    Hasretin alev alev içime bir an düştü
    Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü
    Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde
    Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü

    İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin
    Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla
    Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin
    Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla
    Evlerin arasına dikilir yesil bayrak
    Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak

    Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım
    Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı
    Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim

    Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü
    Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü
    Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe
    Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü

    Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden
    Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına
    Yayılır o en büyük mustu, pazartesinden
    Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina
    Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin
    Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin

    Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım
    Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide
    Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydim

    Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü
    Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü
    Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin
    En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü

    Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan
    Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar
    Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan
    Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar
    Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri
    Paramparça, ateşler sahinin hayalleri

    Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım
    O mücella çehreni izleseydim ebedi
    Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım

    Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü
    Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü
    Katil sinekler deldi hicabın perdesini
    İstiklal boşluğunda arılar nadan düştü
    Dolaşan ben olsaydım Save'nin damarında
    Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin
    Ebedi aşka giden esrarlı yollarında
    Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin
    Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü
    On asırlık ocağın savururdum külünü

    Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım
    Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak
    Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım

    Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü
    Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü
    Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara
    Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü

    Badiye yaylasında koklasaydım izini
    Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgar
    Seninle yıkasaydım acılar dehlizini
    Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar
    Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya
    Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya

    Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım
    Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu
    Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım

    Haritanın en beyaz noktasına kan düştü
    Kırıldı adaletin kılıcı; kalkan düştü
    Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi
    Hakların temeline sanki bir volkan düştü

    Firakınla kavrulur çölde kum taneleri
    Ahuların içinde sevdan akkor gibidir
    Erdemin, bereketin doldurur haneleri
    Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir
    Şemsiyesi altında yürürsün bulutların
    Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların

    Devlerin esrarını aynalara sorsaydım
    Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler
    Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım

    Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü
    İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü
    Güvenilen dağlara kar yağdi birer birer
    Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü

    Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini
    Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir
    Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini
    Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir
    Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından
    Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından

    Madeni arzuların ardında seyre daldım
    Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini
    Senin için görülen bir düş de ben olsaydim

    Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü
    Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü
    Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali
    Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü

    Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır
    Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur
    Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır
    Sesini duymayanlar girdabında boğulur
    Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin
    Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin

    Saatlerin ardında hep kendimi aradim
    Bir melal zincirine takıldı parmaklarım
    Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım

    Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü
    Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü
    Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül
    Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü

    Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde
    Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve ay
    Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde
    Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray
    Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin
    Mekanın fırçasında solmayan resim senin

    Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım
    Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme
    Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım

    Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü
    Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü
    İniltiler geliyor doğudan ve batıdan
    Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü

    Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın
    İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler
    Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın
    Nazarın ok misali karanlıkları deler
    Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin
    Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin

    Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
    Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
    Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım

    Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü
    Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü
    Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün
    Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü

    Nefsinle yeniden çizilecek desenler
    Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek
    Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler
    Anneler çocuklara hep seni içirecek
    Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin
    Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin

    Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
    Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
    Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

    Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü
    Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü
    Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın
    İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü

    Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım
    Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
    Dokunduğun küçük bir nakiş da ben olsaydım
    Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım
    Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım
    Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım
    Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım
    Senin için görülen bir düş de ben olsaydım
    Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım
    Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım
    Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım
    Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım
    Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın
    Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım

    Nurullah Genç
       
    December 14

    <<En Güzel Dualar>>

     
                    www.Bigoo.wswww.Bigoo.ws   www.Bigoo.wswww.Bigoo.wswww.Bigoo.wswww.Bigoo.wswww.Bigoo.ws      www.Bigoo.wswww.Bigoo.wswww.Bigoo.wswww.Bigoo.wswww.Bigoo.wswww.Bigoo.ws
                                              SEYYİDUL İSTİĞFAR DUASI

    Allahım! Sen Rabbımsın. Senden başka ilah yoktur. Sen beni yarattın. Ben senin kulunum. Sana verdiğim söz üzereyim. Gücüm yettiğince emrindeyim. Yaptığım kötü şeylerden sana sığınırım. Bana verdiğin nimetini anarım. Günahımı itiraf edip sana sığınırım. Şunu bilirim! Senden başka günahları bağışlayan yoktur.



    PEYGAMBERİMİZ'İN KIZI HZ. FATIMA'YA FAKİRLİĞE KARŞI ÖĞRETTİĞİ DUA

    Ey 7 kat göğün ve büyük arşın sahibi olan Allahım! Bizim Rabbimiz! Her şeyin Rabbı olan Yüce Allah! Ey Tevrat'ı, İncil'i ve Kur'an-ı Kerim'i indiren, taneyi ve çekirdeği yarıp çıkaran Yüce Rabbım! Alnından tutup hesaba çekeceğin her şeyin şerrinden sana sığınırım Ya Rabbi! Sen öyle Evvelsin ki, senden evvel hiç kimse yoktur. Sen öyle Ahirsin ki, senden sonra hiçbir şey yoktur. Sen öylesine açıkta ve görünürsün ki, senin üzerine hiçbir şey yoktur. Sen öylesine sır ve gizlisin ki, senin önünde hiçbir şey yoktur. Ya Rabbi! Benim borcumu ödememi ve fakirliğimi gidermemi nasip eyle!



    KUR'AN-I KERİM'DEKİ ŞİFA AYETLERİ

    Mü'minler zümresinin göğüslerini ferahlandırsın. (Tevbe-14)
    Gönüllerde olan dertlere bir şifa, Mü'minler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir. (Yunus-57)
    Onların (arıların) karınlarından renkleri çeşitli şerbet çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. İşte bunda da tefekkür edecek bir zümre için elbette ayetler vardır. (Nahl-69)
    Biz Kur'an'dan Mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. (İsra-82)
    Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur. (Şura-30)
    Onlara söyle: o Kur'an iman edenler için hidayet ve şifadır. (Fussilet-44)



    BİR DİLEĞİ OLANIN OKUYACAĞI DUA

    (Namazdan Sonra Okunur)
    Kullarını bağışlayan ve onlara cömert olan Allah'tan başka yaratıcı yoktur. Büyük arşın sahibi olan Allah, bütün eksikliklerden uzaktır. Hamd, alemlerin Rabbı olan Allah'adır. Ya Rabbi; senin rahmetini, mağfiretinin büyüklüğünü dilerim. Bütün günahlardan ve kötülüklerden beni koru. Bütün iyiliklere de beni yönelt. Bağışlanmamış günahımı bırakma ya Rabbi! Sıkıntılarımı gider, rızana uygun olan bütün isteklerimi kabul et. Ey merhamet sahibi olan Rabbım…!



    YATAĞA UZANIRKEN

    Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) yatağına girdiği zaman elini (sağ elini) yanağının altına kordu. Sonra şöyle buyururdu:
    "Allahumme kıni azabeke yevme teb'asu ibadeke"
    "Allahım! Kullarını dirilteceği gün beni azabından koru"
    (İbni Mace, hd: 3877)



    SIKINTI SIRASINDA OKUNACAK DUA

    Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) sıkıntı ve meşakkat olduğunda şu zikri yapardı:
    "Halim, Kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Ben azametli Arş'ın Rabbı olan Allah'ı tesbih(noksanlıklardan tenzih) ederim. Ben yedi göğü Rabbı ve güzel Arş'ın Rabbı olan Allah'ı tesbih ederim."
    (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai, İbni Mace, hd: 3883)



    EBUL VEFA HZ.'NİN DUASI

    Ya Allah!
    Dünya ve ahirette karşılaşacağım her bir korku için 'lailaheillallah' ı,
    Her keder ve üzüntü için 'maşa'allah'ı,
    Her bir nimet için 'elhamdulillah'ı,
    Hayret verici her şey için 'subhanallah'ı,
    Her bir günah için 'estağfirullah'ı,
    Her darlık için 'hasbiyallah'ı,
    Her musibet için 'inna lillahi ve inna ileyhi raciun'u,
    Her bir kaza ve kader için 'tevekkeltu alellah'ı
    Her bir itaat ve isyan hareketi için 'la havle vela guvvete illa billahil aliyyul aziim'i, hazırladım.
    Ey Rabbım! Bize arttır da eksiltme, bizi şereflendir de hor ve hakir kılma, bize ver de mahrum bırakma, bizi seç de üzerimize ihtiyar etme.
    Bizden razı oluver bizden kabul eyle. Ey Kerem sahibi! Ey esirgeyenlerin en merhametlisi! Duamı kabul eyle. Hamd alemlerin Rabbın'a mahsustur.



    YOLCULUKTAN DÖNÜŞTE OKUNACAK DUA

    Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Tekdir, hiçbir ortağı yoktur. Mülk O'na aittir. Hamd O'na mahsustur. O her şeye kadirdir. Dönüyoruz, tevbe ediyoruz, ibadetimizde daimiz, Rabbimize hamdediyoruz. Allah Teala vadini yerine getirmiş, kuluna yardım etmiş ve tek başına (aleyhimize toplanmış olan) grupları dağıtmıştır.



    UYUMADAN ÖNCE OKUNACAK DUA

    Allahım; yüzümü sana çevirdim. Bütün işlerimi sana havale ettim. Bütün varlığımı sana bağladım. Korkularım ve arzularım başkasına değil, ancak Sanadır ve Sendedir. Sığınışım ve yalvarışım Sanadır. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin peygambere inandım.



    PEYGAMBERİMİZİN (sallallahu aleyhi ve sellem) HZ. AİŞE'YE ÖĞRETTİĞİ DUA

    Allahım! Sen affedicisin, affı da seversin, beni affet!



    SIKINTILARA KARŞI OKUNACAK DUA

    Esirgeyen ve bağışlayan. Ey esirgeyen, bağışlayan, koruyan ve seven Allah'ım. Bütün mahlûkatın kalplerini bana doğru çevir. Ey Cebrail, bütün ruhani , ulvi ve sufli tabakasının Rahman ve Rahim olan Allah'ın hakkı için onlara ,işittir ve itaat ettir. Rauf ve Atuf hakkı hürmetine, Melik hakkı hürmetine, arşı ala hakkı hürmetine duamızı kabul et ve bütün yaratılmışların kalplerini bana çevir.



    ÖLÜM ANINDA SIKINTIDAN KURTULMAK İÇİN OKUNACAK DUA

    Ya Allah, ateşin fitnesinden ve azabından sana sığınıyorum. Kabrin fitnesinden ve azabından sana sığınıyorum. Zenginliğin fitnesinden ve azabından sana sığınıyorum. Mesih Deccal'ın fitnesinden ve azabından sana sığınıyorum.



    CENNET KAPISINI AÇAN DUA

    Ya Allah, sen benim Rabbimsin. Senden gayrı hiçbir ilah yoktur. Ben senin kulunum, gücüm yettikçe senin ahdin ve vaadin üzerindeyim. İşlediğim şeylerin şerrinden sana sığınıyorum. Bana olan nimetlerini de, günahlarımı da itiraf ediyorum. Artık beni yarlığayıver. Şu bir gerçektir ki: günahları senden başka yarlığayacak yoktur.

    Bu duanın faydası:
    Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bu duayla ilgili şu müjdeyi vermiştir: "Bir kimse bu istiğfarı gece okur sabah olmadan önce vefat ederse veya sabah okuyup akşamdan önce ölecek olursa ona cennet vacip olur."



    İMAM-I AZAM'IN DUASI

    O yüceler yücesine isyan ettim. Günahlar içine düştüm. Biliyorum yapmamam gerekirdi. O gerçek bir sahiptir. O terbiye edendir. O çok merhametli olandır. O bağışlayandır. Allah her şeye gücü yetendir ve kul muhtaç oldukça çokça verendir. Ey Mennan olan Rabbim! İstemeden de veren sensin, kul sıkışmasa da veren sensin. Ey beni yaratan! Bak senin için gözlerim yaşarıyor. Senin için ağlıyorum. Sen de tevbemi kabul et. Hatalarımı bağışla. Ya Rabbi… isyanımla, nefsime mağlup oldum. Bilemiyorum ki bunun sonunda kurtulacak mıyım? Yoksa helak mı olacağım? Evet evet günahlarım günden güne artıyor. Diğer yandan ömrüm günden güne azalıyor… farkındayım. Sana yöneldim. Allah'ım! İşte şimdi ölüm yatağında insanların önünde uzanmışım. Bu zayıf kuluna merhamet et, Ey Merhamet edicilerin Sahibi!



    ÖZLÜ BİR DUA

    Ya Rabbi!
    Eğer imanıma bir şüphe girmiş ben de ondan tövbe etmemişsem ihlasla derim ki : Allah'tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

    Ya Rabbi!
    Eğer bilmeden Müslümanlığıma küfür karıştırmışsam, derim ki: Allah birdir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

    Ya Rabbi!
    Eğer Allah'ı birlememe şirk girmişse, ben de bunun farkında değilsem ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

    Ya Rabbi!
    Eğer bilmeden seni tanımamda yanlışım varsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

    Ya Rabbi!
    Eğer bilmeden amelime riya ve kendimi beğenme duyguları karışmışsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

    Ya Rabbi!
    Eğer farkında olmadan kalbime küçük ve büyük günahların fitnesi girmişse derim ki: Allah bir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.

    Ya Rabbi!
    İmanımı gönülden tazeleyerek, ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür.
    Ey diri olan!
    Ey ebedi var olan!
    Ey izzet ve ikram sahibi olan!
    Ey gücün, şerefin ve büyüklüğün sahibi olan Allah'ım!
    Halimi düzelt, işlerimi güzelleştir, beni bela ve fakirliğin acılarından koru, düşmanların şerrinden, şeytanın aldatmasından, nefsin arzularından, saptıranların saptırmasından beni koru ey Rabbim!

    Ya Rabbi!
    Beni çok ibadet eden salihlerden ve şükreden zenginlerden eyle… dini ve dünyevi bütün işlerimi düzene koy. Hayırlı nimetlerimi sonuna erdir.

    Ya Rabbi!
    Ömrümün son zamanlarında, ölüm anında kalbimi ve dilimi imanla doldur. Bana son anda; şehadet ederim ki, Allah birdir ve yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O'nun elçisidir demeyi nasip et......
     
     
    December 08

    MEVLANA diyor ki:

     
                         

    Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
    İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
    Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir,
    Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...

     

    Ben yaşadıkça Kur'an'ın bendesiyim
    Ben Hz.Muhammed'in ayağının tozuyum
    Biri benden bundan başkasını naklederse


    Ondan da bizarım, o sözden de bizarım, şikayetçiyim...

    Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız
    Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir...
    Güneş olmak ve altın ışıklar halinde
    Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim
    Gece esen ve suçsuzların ahına karışan
    Yüz rüzgarı olmak isterdim....

    Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap...

    Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
    Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz...

     Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir
    Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır...

    Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini
    Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil...

    Bir katre olma, kendini deniz haline getir
    Madem ki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin

    Beri gel, beri !

    Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?
    Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...

    Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol...

    Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
    İster kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel,
    Bizim dergahımız, umitsizlik dergahı değildir,
    Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...

     

    Ben yaşadıkça Kur'an'ın bendesiyim
    Ben Hz.Muhammed'in ayağının tozuyum
    Biri benden bundan başkasını naklederse


    Ondan da bizarım, o sözden de bizarım, şikayetçiyim...

    Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız
    Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir...
    Güneş olmak ve altın ışıklar halinde
    Ummanlara ve çöllere saçılmak isterdim
    Gece esen ve suçsuzların ahına karışan
    Yüz rüzgarı olmak isterdim....

    Aklın varsa bir başka akılla dost ol da, işlerini danışarak yap...

    Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz
    Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz...

     Hayatı sen aldıktan sonra ölmek, şeker gibi tatlı şeydir
    Seninle olduktan sonra ölüm, tatlı candan daha tatlıdır...

    Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini
    Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil...

    Bir katre olma, kendini deniz haline getir
    Madem ki denizi özlüyorsun, katreliği yok et gitsin

    Beri gel, beri !

    Daha da beri ! Niceye şu yol vuruculuk ?
    Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik...

    Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol...